Su zehirlenmesi, vücudun aşırı miktarda suyu, kısa zamanda alması sonucu kandaki sodyum seviyesinin tehlikeli derecede düşmesiyle ortaya çıkan ciddi bir hastalıktır. Bu durumhücrelerin şişmesine yol açarak hayati organları etkileyebilir.
Belirtiler – Bulgular :
Baş dönmesi, baş ağrısı (vücutta biriken fazla sıvı, beyinde basınç artışına yol açarak zonklayıcı bir baş ağrısına sebep olabilir. Bu durum, mideyi de etkileyerek zamanla bulantı-kusma gibi sindirim sistemi tepkilerini beraberinde getirir.), halsizlik, yorgunluk, enerji düşüklüğü,mide bulantısı, kusma ( tablo ağırlaşmıştır ), kas krampları, bilinç bulanıklığı ( suyun kısa sürede fazla alınması sonucu vücutta iyice düşen SODYUM düzeyi, beyin işlevlerinde aksamalara neden olur ve kişi çevresine karşı dalgın, tepkisiz, umursamaz bir hâle gelebilir.Düşünebilmenin de yavaşlaması ile hafıza karışıklığı ve yönelim bozukluğu gibi etkiler zamanla artabilir.Durum tehlikelidir, hekim müdahalesi gereklidir ), zihin karışıklığı, kas kramp ve spazmları, kas güçsüzlüğü ( günlük yaşamı zorlaştırır ), nöbetler hatta koma ve ölüm görülebilir. Belirtilerden biri bile görülse, derhal hekime müracaat etmek gerekir, aksi takdirde hayati tehlike söz konusudur.
Genelde, kısa sürede 6 litrenin üzerinde su tüketimi su zehirlenmesi açısından risk oluşturur. Ancak bireysel farklılıklara bağlı olarak bu miktar değişebilir.
Su Zehirlenmesinin Nedenleri :
Yanlış ve abartılı sağlık alışkanlıkları, Gereğinden fazla su içilmesinin böbreklerin filtreleme kapasitesini bozması da sinsice hiponatremi nedenidir ( Susamadan su içilmesi en önemli sağlık uyarısıdır fakat üst dozu aşmamak önemlidir. Formülde kişinin ağırlık kg başına 30 ile 40 ml su tüketmesi önerilir. Bu doz aşılmamalı ve su içme işlemi 24 saate yayılmalıdır.),yoğun fiziksel efor sırasında dengesiz sıvı alımı ( Özellikle maraton koşucuları, terle kaybettikleri elektrolitleri sadece suyla telafi etmeye çalıştıklarında risk altına girerler. O nedenle dengeli elektrolitli su içmek zorundadırlar ) veya bazı psikolojik bozukluklar, düşük sodyum diyeti yapanlar, böbrek hastalıkları ( Böbrek hastalıkları olan bireylerde sıvı alımı, doktor önerisine göre sınırlandırılmalı ve dikkatle takip edilmelidir.) da su zehirlenmesinin nedeni olabilir.
Tedavinin en önemli ilk safhasında derhal su alımı durdurulur ve elektrolit dengesini sağlamak amacıyla tıbbi müdahalede bulunulur.
Su Zehirlenmesi aslında Hiponatremidir. Yani vücuttaki sodyumu çok düşürür. Fakat, her hiponatremi de su zehirlenmesi değildir.
Hiponatremi vücutta sodyum seviyesinin normalin altına düşmesiyle oluşan ve hayatı tehdit eden bir sağlık sorunudur. Genellikle aşırı su tüketimi sonucu oluşur, dışarıda aşırı alınan su, hücre içine girer ve bu durum hücreleri balon gibi şişirir. Özellikle beyin hücrelerinde de hücreler balon gibi şişeceği için, bu şişmeler, beyin dokusuna baskı yapar ve ciddi nörolojik belirtiler ortaya çıkar.
Su zehirlenmesi olan hastalarda bu durumda halsizlik-yorgunluk hissi, mide bulantısı, kafa karışıklığı, bazen bayılma görülebilir. Yoğun su alımının yanı sıra bazı ilaçlar veya hormon bozuklukları da hiponatremiye zemin hazırlayabilir. Hiponatremi belirtileri fark edildiğinde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerekir.
Su Zehirlenmesinin ortaya çıkabilmesi için : Kısa süre içeresinde gereğinden fazla miktarda su içilmesi gerekir. Böylece vücudun sıvı dengesi bozulur.Burada oluşan patolojinin arka planında böbreklerin, bu artan iş yükünü karşılayamaması gelmektedir.Böbrekler bu yoğun su yükünü yeterince hızlı atamadığından, sıvı ( su ) hücrelerin içine sızarak dokuların şişmesine neden olur.
Özellikle fiziksel aktivite sırasında aşırı su içmek bu tabloyu tetikleyebilir. Bunun olmaması için : Sporcular ve maraton koşucuları egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında düzenli aralıklarla su tüketmeliler,dengeli elektrolit içeren içecekleri tercih etmeliler,egzersiz süresine ve yoğunluğuna göre sıvı miktarını ayarlamalılar, aşırı su tüketiminden kaçınmalılar, susuzluk hissini beklemeden formül ile su içmeliler.
Bazı ilaçlar (örneğin diüretikler-idrar söktürücüler, antidepresanlar,epilepsi ilaçları ; İlaçların Yol Açtığı Hiponatremi ) ve ADH ve Aldosteron gibi hormon dengesizlikleri de su zehirlenmesini tetikleyebilir.
Su Zehirlenmesi ile indirek etki ile hiponatremi olur. Aslında sodyum aşırı tüketildiği için hiponatremi olmamıştır, su çok fazla olduğu için, dolaylı yoldan hiponatremi olmuştur. Aşırı suyun kısa sürede içilmesi, kandaki sodyum yoğunluğunu ciddi şekilde düşürür. Bu düşüş, suyun hücrelere fazla miktarda girmesine yol açarak hiponatremiye neden olur. Dolayısıyla su zehirlenmesi, hiponatreminin en yaygın sebeplerinden biridir.
Su Zehirlenmesini klinik ve laboratuvar olarak teşhis edebilmek için önce kanda SODYUM düzeyi ölçülür. Özellikle serum sodyum oranı düşükse, sodyum dengesizliği şüphesi doğruluk kazanır. Bu testler, tedavi sürecinin yönünü belirlemek açısından büyük önem taşır.Vücuttaki sıvı oranını değerlendirmek için idrar yoğunluğu ve elektrolit seviyeleri de analiz edilir. Belirtilerin şiddetine göre hekim, ek görüntüleme yöntemleriyle durumu netleştirebilir.
Bilinç bulanması durumlarında, Manyetik rezonans veya bilgisayarlı tomografi tetkikleri istenir. Özellikle beyin ödemi gibi ciddi sonuçların saptanmasında bu yöntemler belirleyicidir.
Tedavi’de genellikle intravenöz ve oral sıvı kısıtlaması ve bazen ilaç desteğini içerir. Erken müdahale, ciddi komplikasyonların önüne geçmek için büyük önem taşır. Elektrolit Replasmanı (Sodyum Dengesinin Sağlanması) acilen uygulanır.
İdeal günlük su alımı, gün içersinde bardaklara bölünerek yavaş yavaş olmalı, birden hepsi alınmaya çalışılmamalıdır. Ayrıca unutulmamalıdır ki, ne kadar su içilmesi gerektiği her bireyin yaşına, kilosuna, kas yapısına ve aktivite seviyesine göre farklılık gösterir. Çok fazla su içmek, vücudun elektrolit dengesini olumsuz etkileyebilir ve sorunlara yol açabilir. Bu yüzden su tüketimi sınırı bilinerek dengeli şekilde ( 30-40 ml / vücut ağırlığı kg ) su tüketmek önemlidir.
Elektrolit dengesini korumak için ;
Düzenli ve dengeli beslenerek vücudun ihtiyaç duyduğu mineralleri, hekiminize danışarak almalısınız, gelişi güzel almamalısınız.Egzersiz sırasında aşırı terlemeye karşı su ve tuz dengesini koruyacak sıvılar ( Ayran, maden suyu ile karıştırılmış içme suyu, limonata vs. ) tüketmek çok önemli bir koruyucu olur. Alkol ve kafein içmemek gerekir, çünkü bunlar vücuttan su atımını hızlandırırlar. Stres de tüm süreçleri olumsuz etkiler, stresi yönetmeyi öğrenmelisiniz. Hangi takviye preparatı kullanacaksanız, önce doktorunuza danışınız.