Biz Türkler kadar tarihte kahramanlık izi bırakan millet de yoktur, bunları yeni nesillerine aktaramayan veya aktarmasına mani olunan millet de yoktur bu evrende. İşte bu efsane kahramanlıklardan bir tanesini yapan da Kürşad ve 40 Türk çerisidir.
Kürşad ve 40 çerisi, Türk tarihinde önemli bir yere sahiptir. Kürşad, Göktürk Kağanı, Çuluğ Kağan’ın oğludur, Türk tarihindeki önemi : Çin Sarayını 40 kişi ile basıp Göktürk Kağanlığını özgürlüğüne kavuşturmasındandır. Hüseyin Nihâl Atsız’ın 1946 yılında yazdığı kitap olan “Bozkurtların Ölümü“, Kürşad’ın yaşamını ele almıştır ve o tarihten itibaren Kürşad ismi milletimizce yeniden bilinmiştir.
Orhun YazıtlarındaKürşad isminin anlamı “hile, aldatma, çare” (Kürlüg: hilekâr, aldatıcı vb.) olarak geçmektedir.Fakat diğer Türk belgeleri ve lügatlerinde “Yiğit, cesur, yürekli’’ ve “kontrol edilemez haşan”,“kalın, kesirbol” (gür) demek olan kür kelimesi 11. asırdan itibaren devlet adamlarının sıfatı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu isim, biz Türklerden sonra Moğollarda da kullanılmaya başlanmıştır.
Şad kelimesi Eski Türkçede kullanılan bir idari unvandır. Kür kelimesi Türkiye Türkçesindeki “gür” kelimesidir.
Kürşad 7. yüzyılın ortalarında yaşamıştır. Çin kaynaklarında “Jie-she-shuai (Chie-Shih-Shuai)” adıyla geçen 40 Çerisi ile Çin sarayını basan gerçek kahraman ve tarihi bir kişiliktir.Çinliler, Türkleri yenebilmek için her zaman başvurdukları entrika ve oyunlarla birlikte Göktürk Kağanlığının doğu kısmını zapt etmişlerdir. Buna karşılık, Türk’ün karakterinde esaret olamadığı için, Kürşad 40 Türk çerisini bir araya getirip, o herkesin gözünde çok büyüttükleri Çin Sarayını basmış ve isyan etmiştir.
Kürşad ve 40 Çerisi, eski Çin kaynaklarında teferruatlı olarak geçmektedir ( Zizhi Tongjian,Yeni Tang Kayıtları, Eski Tang Kayıtları, Tongdian ve Tang Huiyao ). Bu eserler arasında Kürşat ve 40 Çerisini en detaylı şekilde ele alan kaynaklar Zizhi Tongjian ve Yeni Tang Kayıtlarıdır.
Çin kaynaklarındaki Kürşad isyanı :
”Çin hükümdarı Jiu Cheng sarayına geldiğinde, Tu-li Kağan’ın (Kürşad’ın abisi) kardeşi, saray muhafızları komutanı Jie-she-shuai (Kürşad) kendi soyundan insanlar ile gizli bir işbirliği yaparak isyan planlamıştı. He-luo-hu’yu (Kürşad’ın ağabeyi Tu-li Kağan’ın oğludur. Bu cümleden kendisinin kalkışmaya katılmadığı anlaşılmaktadır.) ise kuzeye kaçıran Jie-she-shuai, adamlarına “‘Jin Wang veliahdının geceleri düzenlenen törenle dışarı çıktığını duydum. Kapı açıldığı sırada hızla içeri girebilir, buradan hükümdara saldırabiliriz” dedi. Ancak o gece ki hava durumu fırtınalı olduğu için veliaht dışarı çıkmadı. Jie-she-shuai planın açığa çıkacağından korktuğu için, saraya rastgele ok sallayarak saldırmaya başlamıştı. Sarayda karışıklık çıkarıp onlarca saray muhafızını ve askerini öldürdükten sonra muhafız ve askerler üstüne doğru koşmaya başlayınca korkmuş ve kaçmıştır. Wei Nehrini geçmeye çalışırken, sınır devriyeleri tarafından kellesi vurularak idam edilmiştir.”
“… Yaz mevsiminde, dördüncü ayın beşinci günü hükümdar, Jiu Cheng Sarayı’na varmıştı. Zhenguan saltanat yılının başlarında (627), Göktürk Tu-li Kağan’ın kardeşi Jie-she-shuai, Tu-li ile birlikte saraya gelmişti. Kendisine Merkez Muhafız Komutanı unvanı verilmişti. Kaldığı yerde çok fazla olay çıkarıyor, Tu-li’ye haset ediyordu. Bu yüzden Tu-li’yi isyan etmekle suçladı. Fakat hükümdar inanmadı ve onu küçümsedi. Bu sebeple uzun süre rütbe alamamıştı. Jie-she-shuai eski boyundan adamlarla gizlice bir araya gelerek, kırk küsur adam toplamıştı. Jin Wang unvanlı veliaht Zhi, gece yarısı saraydan çıkacağı sırada, saray kapıları açıldığında düzenlenecek törenden yararlanarak, saray kapısına akın etmeyi, doğrudan hükümdarın odasına ulaşmayı planlamıştı. Bu şekilde başarılı olacaklardı.
On birinci günde, Tu-li’nin oğlu He-luo-hu’yu gece sarayın dışında gizlemişlerdi. Fakat o gece büyük bir fırtına çıkmış, Jin Wang unvanlı veliaht dışarı çıkmamıştı. Jie-she-shuai planının duyulacağından korkarak arkadaşlarıyla birlikte saraya saldırmıştı. Dört kademeli savunma duvarını aşmış, rastgele ok atarak ortalığı karıştırmış ve onlarca muhafız askerini öldürmüşlerdi. O sırada Düşmanı Püskürten unvanlı Sun Wukai’ın başında olduğu askerler saldırarak onları püskürtmüşlerdi. Jie-she ve arkadaşları bir süre sonra geri çekilip, ahıra doğru yönelmişler, yirmi tane at çalarak kuzeye ilerlemişlerdi. Wei Nehri’ni geçip kendi boylarının olduğu topraklara gitmek istiyorlardı. Fakat yakalanarak başları vurulmuş, He-luo-hu ise Ling Biao’a sürgün edilmişti.”
Kürşad ve 40 Çerisini, Nihâl Atsız’ın metinlerinden de yararlanarak anlatırsak : Kürşad “Cihan Târihinin En Büyük Kahramanlarındandır ”
Göktürk Devletinin hükümdar ailesi içinde ki şahsi çıkar ve entrikalara, Çinlilerin entrikaları, fesadı da katılınca, Göktürk Devletinin doğu bölümü Çin egemenliğine girmiştir. Çinliler, bu gün de Doğu Türkistan’a yaptığı zulüm ve asimilasyonun aynısını, o gün de Göktürklere yapmaktaydı.
Çinlilerin, Türkler üzerinde uyguladığı asimilasyonu gören, Göktürk hükümdar ailesinden Kürşad, Göktürk Devleti’ni yeniden özgürlüğüne kavuşturmak adına 639 yılında 40 kişiden oluşan gizli bir isyan grubu oluşturdu ( Kürşad ve 40 Çerisi ). Özgürlüğe kavuşmak adına Çin hükümdarını öldürmeyi, Çin sarayında esir esir bulunan Türk prenslerinden biri olan Holuku’yu yeni kurulacak devletin Kağanı yapmayı kararlaştırdılar.
Çin hükümdari Tay-tsung, genellikle geceleri şehri gezerdi. Gece ani bir suikast ile hükümdarı öldürmeyi planladılarsa da o gece havanın fırtınalı olmasından ötürü, hükümüdar her zaman ki gezilerinden birini yapmadı. Kürşad ve 40 Çerisi, isyanın gecikmesi hâlinde isyanın ortaya çıkacağını düşündükleri için çekindiler. Gece ani bir saldırı ile Çin sarayına saldırdılar, sert ve korkusuzca savaştılar, sayıca çok az olmalarından ötürü, 1000’lerce saray muhafızını öldürmelerine rağmen geceden sabaha kadar korkusuzca savaşmışlar, ama malesef sabahleyin daha fazla dayanamayıp 10 kadar çeri ve Kürşad yaralı halde geri çekilmek zorunda kaldılar. Kürşad ve geride kalan 10 Çerisiahırdan çaldıkları atlar ile kaçtılar. Kürşad, bir ırmağı geçerken yakalandı ve şehit edildi. Böylece destansı Kürşad ve 40 Çerisi’nin hikayesi son buldu.
Kürşad esarette daha fazla yaşayamayan Türklere ilham oldu, onlara kim olduklarını hatırlattı ve bu olaydan 7-8 sene sonra esaretten kurtulup KUTLUK DEVLETİNİ ( İkinci Doğu Göktürk Kağanlığı ) kurdular ve ÇİN’i yeniden vergiye bağladılar.
Bu millet küffara korkudan ÇİN seddini kurduran millettir. Bu millet, yüce peygamberimizin ( S.A.V.) övgüsüne mazhar olup istanbulu fetheden millettir. Bu millet yedi düvele kafa tutmuş, mazlumların tek umudu olan millettir. Yeter ki tarihini öğrensin Bizim de tek gayemiz, gençlerimize kim olduklarını hatırlatmaktır.
Kaynaklar :
1. ATSIZ, H. N., CİHAN TARİHİNİN EN BÜYÜK KAHRAMANI: KÜR ŞAD, Orhun, 6. 1934
2. KAPUSUZOĞLU, G., TARİHÎ BİR KİŞİLİK OLARAK KÜR ŞAD VE 639 YILI. Gazi Türkiyat(21), 121-136. 2017
3. OSMAN FİKRİ, S., KÜR ŞAD ADININ ETİMOLOJİSİ VEYA TÜRK TARİHİNDE KÜR ŞAD ADLI BİR KİŞİ VAR MIDIR?. Gazi Üniversitesi, 2014
4. MEHMET, B., ATSIZ’IN “BOZKURTLAR” ROMANINDA Kİ KİŞİ ADLARI ÜZERİNE. Uluslararası Beşeri Bilimler Ve Eğitim Dergisi (IJHE), Cilt 6, Sayı 13, S. 319 – 351. 2020