Tavus kuşu mantis karidesi (aynı zamanda harlequin veya boyalı mantis karidesiolarak da adlandırılır), muhtemelen bu ailenin en bilinen üyesidir. Bu canlılar, tavus kuşunun kuyruğuna benzeyen renkli kabuklarından ve peygamber devesininkine benzeyen ve saldırı anına kadar gizli tutulan menteşeli ön kollarından dolayı bu adı alırlar. Bu yalnız yaşayan, agresif hayvanlar, bir mermi kadar hızlı ve bir yengecin pençesini kıracak kadar güçlü olan vahşi yumruklarıyla ünlüdür.
Peygamber devesi karidesleri, Hint ve Pasifik okyanuslarındaki ılık, sığ sularda yaşar. Yuva kurmak için, ön kollarını kullanarak mercan resiflerinin etrafındaki deniz tabanında tüneller kazarlar.
Tavus kuşu mantis karideslerinin genellikle mavi,yeşilve sarı renklerden oluşan gökkuşağırenklikabuklarıve kırmızı bacakları vardır. Morgözleri başlarının üzerindeki sapların üzerinde bulunur ve daha iyi görüş için birbirinden bağımsız olarak hareket edebilirler.
Önemli nokta : Tüm mantis karidesleri bu olağanüstü renklere sahip değildir. Örneğin zebra mantis karideslerinin, krem ve kahverengi çizgileri vardır; Kızıldeniz mantis karidesleri ise ince kırmızı çizgilere sahiptir.
Ancak hepsinde etkileyici avlanma becerilerinden sorumlu olan güçlü ön pençeleri vardır.
Peygamber devesi karidesleri, kendilerinden daha büyük avları öldürebilen küçük ama etkileyici yırtıcılardır.Peygamber devesi karidesleri bazen pusuya yatarlar ve kollarının ucundaki büyük bir diken kullanarak ( Mızrak gibi ) şüphelenmeyen balıkları delerler. Bazen de, tavus kuşu peygamber devesi karidesi gibi “ezici güç “ kullanırlar, yengeç ve midye gibi sert kabuklu avlarına çekiç benzeri pençeleriyle güçlü bir darbe indirerek saldırırlar.
Yaklaşık 10 cm boyutunda Mantis karidesleri veya ıstakozları, avlarını yakalamak için dünyadaki en güçlü yumruklardan biri olan saniyede 23 metre hıza ( 83 km/ saat ) ulaşan yumruklaratarlar.Bu yumrukları göremezsiniz bile, av olan deniz canlısı da göremez ve avlanır.
Bu yumruklar 10.000g gibi yüksek bir ivmeyle hızlanır ve bu hızla çevresindeki suyu anlık olarak o kadar hızlı kaynatır ki, hemen peşinden buharlaştıracak kadar güçlü bir basınç dalgası oluşturur.
Yüksek ivme sadece birkaç milisaniye sürer çünkü kaslar bu gücü uzun süre koruyamaz.
Mantis Karidesleri (Stomatopoda takımı) üyeleri, avlarını yakalamak için attıkları yumruklarla tanınırlar. Doğada 400’den fazla türü vardır.Bunlar, dünyadaki en güçlü yumruklarolarak bilinirler. Rahmetli Muhammed Ali ve Bruce Lee’den bile daha hızlıdır ve daha güçlü yumruk atar.Bir vuruşta kabuklu deniz hayvanlarının ( yengeç, ıstakoz ) kabuklarını, hatta insan parmağını bile kırabilir ve yumruğu göremezsiniz.
Bir Mantis Karidesi dışında, dünyada nerdeyse saatte 80-100 km hıza ulaşabilen başka bir yumruk hızı yoktur ve imkansızdır.Oysa bu durum mantis ıstakozu için mümkündür.Yumruğun hızındaki bu ani yer değiştirme nedeniyle oluşan basınç dalgasıo kadar güçlüdür ki, anlık olarak yumruğun etrafındaki su buharlaşabilir.Bu yumruğun hızı 22 kalibrelik kurşunun hızını bile geçebilir. Her vuruşta ısı, ışık ve ses dalgası oluşturur.
Tabii ki bu aşırı yüksek ivmeyi, birkaç milisaniyeliğine koruyabilir, yoksa hiçbir kas bu ivmeyi sağlayacak kadar güçlü değildir ve o kadar istikrarlı çalışamaz. Bu ıstakozun boyutları ve uzuvlarının küçüklüğü/hafifliği düşünülecek olursa, Yaratan Rabbimizin görmeyi bilen gözler tarafından bir mucizesi daha, doğada görülebilmektedir.
Peki bu yumruk nasıl çalışıyor? Kullanılmadığı zaman, karidesin topuzlu kolu bir mandalla güvenli bir şekilde yerinde sabitlenir ve enerjinin birikmesine olanak tanır.Kolun içindeki eyer şeklindeki bir yay, daha da fazla enerji depolamaya yardımcı olur. Mandal serbest bırakıldığında, yay hayvanın pençesini saniyenin çok küçük bir bölümünde -göz kırpmamızdan 50 kat daha hızlı-ileriye doğru iterek avına vurmasını sağlar. Saniyede 23 metre (75 fit) hızla, herhangi bir hayvanın en hızlı uzuv hareketlerinden biridir .
Vuruş o kadar hızlıdır ki (bir 22 kalibrelik merminin hızıyla ), suda kabarcıklar oluşmasına ve patlamasına neden olur. Bu enerji salınımı, karidesin vücut ağırlığının binlerce katı büyüklüğünde etkileyici bir kuvvet yaratır ve bu kuvvet, ilk vuruşla birleşerek mantis karidesinin avının kabuğunu parçalamasını ve içindeki hayvanı öldürmesini sağlar.
İnsanın doğayı taklit ettiği ilham kaynağı burada saklıdır : Peygamberdevesi karidesleri, pençelerinin içindeki karmaşık katmanlar sayesinde darbeden zarar görmezler; bu katmanlar darbeyi emer ve pençenin kırılmasını önler. Bu mucizevi tasarım, zırh , spor kaskları ve araçlar için malzeme geliştirilmesine ilham kaynağı olmuştur.
Mantis karidesleri de kendilerini avcılardan korumak için aynı tekniği kullanırlar. Ancak, bu enerji yoğun öz savunma yöntemini yalnızca mecbur kaldıklarında kullanırlar. Tehdit altında olduklarında, şiddete başvurmadan önce arka ayakları üzerinde dikilip dururlar, göğüslerini şişirirler ve kollarını olabildiğince büyük ve korkutucu görünecek şekilde açarlar. Tıpkı boksör kanguruların dikilmesi gibi. Yani rakibe ” git başımdan, zorlama beni, dövüşmek istemiyorum ” derler. Avcı bu gösteriden etkilenmezse, karides saldırır.
Mantis karideslerinin gözleri, çok kompleks bir yapıya sahiptir.Gözleri hem bağımsız olarak hem de birlikte çalışarak aynı anda çevreye ve avlarına odaklanabilirler. Her gözün üç odak noktası vardır, bu da hayvanın her iki gözüyle de derinlik algılayabilmesini sağlar.
İnsan gözünde mavi, yeşil ve kırmızı ışığı ayırt etmek için üç adet fotoreseptör (renk algılayan hücre) bulunur. Şaşırtıcı bir şekilde, 12 fotoreseptöre sahip olan peygamberdevesi karidesi 12 farklı ışık dalga boyunu görebilir.
Ancak garip bir şekilde, ince renk farklılıklarını algılamada insanlardan daha kötüdürler , bu nedenle bu fotoreseptörlerin ne işe yaradığı net değildir.
İnsanlardan farklı olarak, peygamberdevesi karidesleri UV ışığınıve dalgalardan oluşan polarize ışığı görebilir ve spiral şeklinde hareket eden dairesel polarize ışığı algılayabilir ( dünyada tek ).
Araştırmacılar, bu yeteneğin, diğer peygamberdevesi karidesleri tarafından görülebilen ancak diğer okyanus canlıları tarafından görülemeyen kabuklarında desenler sergileyerek iletişim kurmalarına olanak sağlayabileceğinden şüpheleniyor. Bu durum , eş bulmalarına veya yuvalarının zaten dolu olduğunu belirtmelerine yardımcı olabilir.
Çiftleşmeye hazır olduklarında, peygamberdevesi karidesleri yuvalarının güvenliğinden çıkarak kum üzerinde zikzaklar çizerek bir eş bulurlar. Dişi, yumurtlamaya hazır olana kadar erkeğin spermini depolar.
Dişi, yumurtalarını bıraktıktan sonra karnından salgılanan yapışkan bir maddeyle yumurtaları birbirine yapıştırır , toplar ve kuluçkadan çıkana kadar bakmak üzere yuvasına taşır. Genç larvalar yaklaşık dokuz gün sonra türün ünlü yumruğunu atabilir .
Diğer resif türleri gibi, mantis karidesleri de muhtemelen ısınan deniz suyu sıcaklıklarından, okyanus asitlenmesinden, habitat tahribatından ve kirlilikten etkilenmektedir. Büyük balıklar, mürekkep balıkları, kalamarlar ve ahtapotlar tarafından avlanırlar.
Tavus kuşu mantis karidesleri akvaryum meraklıları arasında popülerdir, ancak diğer türleri sıklıkla yedikleri ve pençeleriyle cam akvaryumları kırabildikleri içinesaret altında tutulmaları zor olabilir.
İnsanların peygamberdevesi karidesi yemesi mümkün olsa da (Asya ülkelerinde bir lezzet olarak kabul edilirler), çok direndikleri için yaygın değildir.
Bir peygamberdevesi karidesi karakteristik pençelerinden birini kaybettiğinde, basitçe yenisini çıkarır. — Science
Peygamberdevesi karideslerinin gözlerinden ilham alan bilim insanları, kanserli ve sağlıklı dokuyu ayırt etmek için floresan görüntüleme kullanan dijital kameralar geliştirdi. — Science Translational Medicine
Kabuklarını değiştirdikten sonra, peygamberdevesi karidesleri birkaç gün boyunca hiçbir şeye yumruk atamazlar. — Journal of Experimental Biology
1998’de, Tyson adında dört inçlik bir peygamberdevesi karidesi, akvaryum tankının çeyrek inç kalınlığındaki camını kırdı. — National Geographic
Bir rakiple dövüştükten bir ay sonrasına kadar, bir peygamberdevesi karidesi hala kimin kazandığını hatırlayabilir. — National Geographic