ÜLKEMİZ İÇİN YENİ HAZİNE : SAĞLIK TURİZMİ

 

  1. Tam Sağlıklı Olmak Ne demektir ?

Dünya Sağlık Örgütü sağlığı, “Ruhen, bedenen ve sosyal açıdan tam bir iyilik hali” olarak tanımlamıştır. Bu nedenle sağlıkla ilgili hizmetler, fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı iyileştirmeye ve olası sorunları önlemeye yönelik hizmetleri kapsamaktadır. Yazımızın konusu olan Sağlık turizmi de bu kriterleri muhafaza etmek veya kazanmak hatta daha da iyi seviyeye getirebilmek amacıyla, insanların ikamet ettikleri yerden başka bir yere herhangi bir sebeple ( ucuz olması, kaliteli olması, zamanı kısaltması, vs. ) sağlık hizmeti almak için yaptığı seyahat olarak tanımlanabilir.

  1. Sağlık Turizmi gelişmekte olan bir sektör mü ?

Sağlık turizmi, genel anlamda hem turizm hem de sağlık sektörlerine doğrudan katkı sağlamakta olup, günümüzde önemli bir ekonomik ve pazarlama stratejisi haline gelmiştir. Sağlık turizmi, diğer turizm türleri ile karşılaştırıldığında en hızlı büyüyen sektörler arasında yer almaktadır. Sağlık turizmi son yıllarda uluslararası bir pazar olarak güçlü bir büyüme göstermiş, dünya çapında birçok ülke için önemli bir sektöre dönüşmüştür. Ülkeler de bu sektörden daha fazla pay almak amacıyla sağlık turizmine özgü hedefler belirlemekte, politikalar geliştirmektedir.

Tedavi Hacmi olarak ülkeler sıralandığında, sağlık turizminden en çok payı ilk sırada TAYLAND almakta, ikinci sırada MACARİSTAN ve üçüncü sırada da HİNDİSTAN bu sektörden en çok payı almaktadır. Fiyatları yüksek ama kaliteli hizmet sunduğunu iddia eden ABD ise 7. Sırada pay almakta, ülkemiz ise, bu kadar kaliteli hizmet vermesine rağmen ,bu kadar kaliteli hekime sahip olmasına rağmen 14. Sırada yerini alabilmektedir. Bu geri kalmanın en önemli nedeni elbette ki tanıtım eksikliğidir.

Sağlık hizmetlerinin yabancı bir ülkede alınması yeni bir olgu değildir. İnsanlar eski çağlardan beri tedavi amacıyla yurt dışına seyahat etmişlerdir. Geçmişte, gelişmekte olan ülkelerdeki varlıklı kişiler kendi ülkelerinde mevcut olmayan tedaviye ulaşmak için gelişmiş ülkelerdeki büyük sağlık merkezlerine gitmekteydi. Ancak günümüzde birçok ülke, tıp alanında gelişmiş ülkelerle rekabet edebilecek seviyeye geldikleri ve tedavi ücretleri gelişmiş ülkelere oranla daha düşük olduğu için, sağlık turizmi çoğunlukla gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru olmaktadır. Bu durum gelişmekte olan ülkelerin sağlık hizmeti ihracatı anlamına gelmektedir. Bu nedenle, ülkeler sağlık ihracatından daha büyük pay alabilmek için rekabet stratejileri geliştirmekte ve yatırımlar yapmakta, yasal düzenlemelerinde bu amaçla değişikliklere gitmektedir.

  1. Sağlık Turizmi ile Turist sağlığı aynı kavramlar mı ?

Sağlık turizmi ve turist sağlığı iki ayrı kavramdır. Sağlık turizminin birincil amacı sağlık hizmeti almak için başka ülkelere seyahat etmek iken, turist sağlığı ise sağlık dışındaki bir nedenle turizm faaliyetinde bulunan turistlerin aldığı sağlık hizmetlerini kapsamaktadır.

Sağlık turizmi sadece hastanelerde tedavi amacıyla gidilen bir turizm değildir. Sağlıklı yaşam amacıyla yapılan seyahatler sağlık turizmi kapsamında yer almaktadır. Bu anlamda sağlık turizmi beş ana başlıkta gruplandırılabilir:

Medikal (Tıp) Turizm

Medikal turizm, belirli bir hastalığı olan turistlere sağlık kurum ve kuruluşlarında hekimler tarafından yapılan tedavi, ameliyat vb. uygulamalardır. Bu kapsamda göz, diş, ortopedi, kalp ve damar hastalıkları tedavisi ve cerrahisi, organ nakli, estetik cerrahi gibi birçok işlem yer almaktadır. Bu sağlık turizmi türü kamu kurumları, sağlık kuruluşları, oteller, sigorta şirketleri gibi birçok kurumun koordineli çalışmasını gerektiren kapsamlı bir süreçtir. Literatürde bazı çalışmalar sağlık sebebiyle gerçekleştirilen tüm seyahatleri sağlık turizmi ve medikal turizm ile eş anlamlı olarak kullansa da, aktif sağlık hizmeti almak amacıyla gerçekleştirilen seyahatler “medikal turizm” kapsamında değerlendirilmektedir.

Gidilecek sağlık merkezlerinde iletişim kolaylığı, turistleri sağlık turizmi destinasyonu seçmeye çeken diğer önemli bir faktördür. İyi derecede ingilizce konuşan doktorlar, rehberler ve tıbbi personel, yabancıların danışmanlık almasını, tedavi ve diğer süreçleri kolaylaştırdığından bu unsurlar da sağlık turizminde dikkate alınan önemli bir faktördür.

Sağlık turizmi daha çok ameliyat veya benzer tedaviler amacıyla yapılsa da birçok sağlık hizmetini kapsamaktadır. Bu çerçevede, kozmetik cerrahi, diş tedavisi, kardiyoloji/kalp cerrahisi, ortopedik cerrahi, bariatrik cerrahi, fertilite tedavisi, organ, hücre ve doku nakli, göz ameliyatı gibi birçok sağlık hizmetini sunulabilmektedir.

Termal ve SPA – Wellness Turizmi

Hastalıklardan korunmak, mevcut hastalıkları gidermek amacıyla termal su kaynaklarında ve spa merkezlerinde yapılan tedaviyi destekleyici uygulamalardır.

İleri Yaş ( GERİATRİ ) Turizmi

İleri yaştaki bireylere hem ruhen hem de bedenen iyilik hali sağlamak, bakım ve tedavi hizmeti sunmak amacıyla klinik konukevleri, geriatrik tedavi merkezleri ve bakım evlerinde eğitim almış sertifikalı personel ve hatta o merkezde bulundurulan hekimler tarafından yapılan uygulamalardır. Ünye ve Ordu için geliştirilmesi gereken en önemli konu bu kısımdır. Yaşlanan topluma, Yaşlı Yaşam Merkezleri ( Huzurevi değil ! ) ile konforlu sağlık bakımı sunmak, Ünye ve Ordu’nun yerel dinamikleri ile planlayıp, sunabileceği en parlak strateji olmalıdır. Bu Konuda Belediye başkanlıkları, Kamu kurumları ve özel sektör birlikte hareket etmelidir. Eğer erken davranılırsa, Ünye ve Ordu bu konuda lider insiyatifi alabilir.

Bu konuda ormanlık hazine arazisinde helikopter pistinin de olduğu, kapısında ambulansının, içinde hekimlerin ve yardımcı sağlık personellerinin görev yaptığı, tek katlı 100 konuk ağırlamaya yönelik Yaşlı Yaşam Merkezi’nin özel sektör – Kamu desteğiyle kurulması, tüm ülkeye rol model olacaktır.

Engelli ve Rehabilitasyon Turizmi

Engelli ve rehabilitasyon ihtiyacı olan kişilere bedensel ve ruhsal sağlığın korunması, tedavisi için verilen hizmetleri kapsamaktadır. Engelsiz Yaşam Merkezleri adı altında kurulması, kuruluşun hedefini de ortaya koyacaktır.

Psikiyatri – Ruhsal terapi musiki huzur hastaneleri

Böyle bir branş hastanesi de eminim, sağlık turizminde yurt dışından müracaat eden kişilerin ilgisini çekecektir. Ruhsal olarak huzurlu olmayan hastaların hasta yakınları, hastalarını yeşil doğanın içinde hekimlerin kontrolünde bir yaşam merkezine emanet edeceklerdir ve bundan memnuniyet duyacaklardır. Orta çağda da; avrupada ruhsal problemi olan hastalar cadı diye diri diri yakılırken,  anadoluda kurulan bu tip hastaneler çok başarılı olmuşlardır. Günümüzde de sağlık turizminde bu yol kullanılabilir.

  1. Sağlık Turizmi için cazip bir ülke miyiz ?

Türkiye’deki sağlık hizmeti maliyetinin birçok ülkeye göre düşük olması, sağlık alanındaki ileri teknoloji, sağlık hizmetlerinin kalitesi, uluslararası akreditasyona sahip sağlık tesisleri, uzman sağlık personeli, coğrafi açıdan birçok kıtaya yakın olması, termal kaynakları, coğrafi ve kültürel zenginliği, ulaşım kolaylığı gibi birçok nedenden dolayı ülkemiz sağlık turistleri için çekici bir destinasyon konumundadır. Sağlık turizmi amacıyla ülkemize gelen turistlerin sayısı her yıl artmaktadır.

Ayrıca Türkiye’de kültür turizmi, kış turizmi, inanç turizmi, deniz turizmi, doğa turizmi gibi çok çeşitli turizm olanaklarının bulunması tedavi yanında tatil yapma isteğinin de ön plana çıkmasını sağlamakta ve sağlık turistlerinin tercihini olumlu yönde etkilemektedir.  Türkiye’nin genel olarak hizmet sektöründe iyi konumda olması da sağlık turizmine katkı sağlamaktadır.

Türkiye’nin avantajlı iklim koşulları Avrupa ülkelerinden gelen sağlık turistleri için çekici bir faktördür. Ayrıca diaspora turizmi de denilen Avrupa ülkelerinde yaşayan Türk vatandaşları ya da Türkiye kökenli hastalar da ülkemizdeki sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyeldir. Bu potansiyel kendilerinde olduğu gibi, geldikleri ülkelerde de ayaklı ve gönülden reklamımız olacaklardır.

Türkiye’deki sağlık turizmi daha çok tıp turizmi (medikal turizm) olarak adlandırılan sağlık tesislerinden tedavi amaçlı yararlanma üzerine odaklıdır. Dünyanın farklı coğrafi bölgeleri sağlık turizmi çeşitlerinden birinde uzmanlaşabilmektedir. Benzer şekilde ülkemizin farklı coğrafi ve kültürel özellikleri dikkate alındığında belli bölgeler farklı sağlık turizminde öne çıkabilecek potansiyele sahiptir.

Ülkemizin termal kaynaklar açısından zenginliği, birçok kıtaya yakınlığı (özellikle yaşlanan nüfusu her yıl artan Avrupa’ya yakınlığı) sağlık turizminin bir dalı olan ileri yaş turizmi için önemli fırsatlar sunmaktadır.

Türkiye’de sağlık turistlerinin en çok tercih ettiği klinik branşlar sırasıyla; Estetik cerrahiler, kadın hastalıkları, iç hastalıkları, göz hastalıkları, tıbbi biyokimya, genel cerrahi, diş hekimliği, ortopedi ve travmatoloji, enfeksiyon hastalıkları ve kulak-burun-boğaz ve tümör tedavileri şeklindedir.

Sağlık turizminin ekonomiye önemli katkıları olmaktadır. Sağlık Bakanlığı Sağlık Turizmi Koordinasyon Kurulu (SATURK) raporuna göre Türkiye’ye gelen bir hastanın seyahat ve hastane dışı masrafları haricinde sadece tıbbi müdahale için 2.000 ile 100.000 dolar arasında harcama yaptığı belirlenmiştir. Ortalama rakamın 10 000 dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir. Tedavi dışındaki harcamalar (konaklama, ulaşım, refakatçi vb.) da dikkate alındığında sağlık turizminin ekonomiye olan katkısı daha net bir şekilde görülebilmektedir.

Sonuç

Sağlık turizmi sağlık tesisleri başta olmak üzere, oteller, aracı kurumlar, ulaşım gibi birçok sektörü etkileyen yapısı nedeniyle ekonomilere önemli katma değer yaratmaktadır. Bu nedenle sağlık turizmi ülke ekonomileri için büyüme kaynağı olma gücüne sahiptir. Sağlık turizmi insanların kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşmasını sağlarken, istihdam oranını artırmak suretiyle ekonomileri destekleyen ve hızla büyüyen bir sektör haline gelmiştir. Bu nedenle sağlık turizmi birçok hükümet tarafından öncelikli sektör olarak değerlendirilmekte, çeşitli hedefler belirlenerek yatırım ve teşviklerle desteklenmektedir.

Türkiye’nin sağlık turizmi sektöründe daha iyi noktalara gelmesi için birçok fırsat mevcuttur.

Diğer yandan, çevre ülkelerde yaşanan siyasal istikrarsızlık, savaş tehditleri vs. ülkemizde sağlık turizminin gelişmesinde bir tehdit unsurudur. Ayrıca, sağlık turizmi gelirlerin önemli bir kısmının ülkenin sağlık alt yapısını geliştirecek alanlarda kullanılması, olası pandemiler de düşünülerek, aşı ve laboratuvar çalışmalarına ağırlık verilmesi konusunda girişimlerin yerinde bir hareket olacağını düşünmekteyim.